Kegel egzersizlerinin amacı

Kegel egzersizleri

Pelvis tabanı adı verilen bölgede, yani kemik çatının alt kısmında bulunan, idrar yapma ihtiyacı hissedildiğinde ve şartlar idrar yapmak için hazır olduğunda kadın tarafından çalıştırılan kas grubuna pelvis tabanı kasları adı verilir. Bu kaslar daha derinde yer alan kaslarla beraber çalışarak dışkılama işlevinin yerine getirilmesini ve çatı kemik içinde yer alan organların sarkmadan burada kalmasını da sağlarlar.

Bu kaslar aynı zamanda doğum eylemi esnasında ıkınma işlevini de yerine getirerek bebeğin dünyaya gelmesinde önemli roller üstlenirler ve bu nedenle pelvis tabanı kasları doğum eyleminin yıpratıcı etkilerine direkt maruz kalırlar. Sorunsuz bir şekilde gerçekleşen bir veya iki doğum bu kasları olumsuz etkilemezken zor doğumlar ve çok sayıda doğum yapılmış olması bu kasların işlevlerini tam olarak yerine getirememesine neden olabilir. Yine menopoz dönemine girildiğinde tüm genital yapıların genel bir gevşeme eğiliminde olması bu kasların kasılma yeteneklerini sınırlayabilmektedir.

Sonuç olarak kadınlarda öksürme, hapşırma, gülme ve hatta ayakta durma gibi nedenlere bağlı olarak idrar kaçırma sorunu ortaya çıkabilmektedir.

Kegel egzersizlerinin amacı yıpranmış ve güçsüz düşmüş olan ve bu nedenle idrarın uygunsuz bir zamanda boşalmasına neden olan bu kas gruplarının güçlenmesini ve işlevlerini daha iyi yerine getirmesini sağlamaktır. Bu egzersizler halter kaldırmaya benzer: ağırlık kaldırdıkça kol kasları nasıl güçlenirse bu egzersizleri uyguladıkça pelvis tabanı kasları güçlenir ve idrar tutamama sorununun ameliyat gerektirmeden azaltılması mümkün olabilir.

Kadın ve Üreme Sağlığını Koruma Önerileri

Kadın ve Üreme Sağlığını Koruma Önerileri

Üremek içgüdüsel bir olgudur ve kadının doğadaki temel görevi gebe kalmak ve doğum yapmaktır. Bu amaca yönelik olarak kadın bedeni mükemmel mekanizmalarla donatılmıştır.

Üreme sağlığını korumak ve bu mükemmel “altyapıyı” muhafaza etmek için kadınların dikkat etmeleri gereken çok önemli noktalar bulunmaktadır.

Aşağıdaki yazıda üreyebilirliği etkileyen faktörler ele alınmıştır.

SADAKAT

Çok eşlilik genital sistem enfeksiyonları geçirme olasılığını belirgin derecede artırır.

Genital sistem enfeksiyonlarının önemli bir kısmı kadına cinsel yolla geçer. Çok eşli yaşam veya kadının eşinin çok eşli bir yaşam tarzı benimsemesi kadının pelvik enfeksiyon adı verilen enfeksiyonlara yakalanma olasılığı belirgin olarak artırır. Bu tür enfeksiyonlar Fallop tüplerinin hasar görmesine neden olur. Tüplerin hasar görmesi ise gebe kalamama veya dış gebelik gibi sorunlara zemin hazırlar.

Pelvik enfeksiyona neden olan bakteriler erkeklerde sperm kanallarını tıkayarak üreyememe nedeni olabilirler.

Pelvik Enfeksiyonlar>>

Çok eşlilikten mümkün olduğunca kaçınmak, iyi tanınmayan kişilerle ilişkide prezervatif kullanmak bu nedenle son derece önemlidir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunmak>>

İDEAL KİLOYU KORUMAK

Kadınların yumurtlama işlevleri bedenin yağ oranıyla yakından ilgilidir.

İdeal kilonun üzerinde olan kadınlar başta olmakla birlikte aşırı düşük kilosu olan kadınlarda da yumurtlama işlevleri olumsuz etkilenebilir ve bazı durumlarda ciddi bir gebe kalamama nedeni oluşturabilir.

Gebeliğe ideal kilo ile başlamak gebelik döneminde yaşanması muhtemel bazı normaldışı durumların riskini azaltır.

İdeal kiloyu korumak bu nedenle son derece önemlidir.

İDEAL YAŞLARDA GEBE KALMAK

Bir kadın için ideal gebelik yaşları 18-29 yaşlar arasıdır.

Gelişen tıp bilimi sayesinde ileri yaşlardaki gebeliklerde yaşanan sorunlar da çeşitli tanı ve tedavi yöntemleriyle azaltılabilmektedir. Ancak yaş ilerledikçe yumurta hücreleri “yaşlanmakta” ve yumurtlama devam etse bile salınan yumurta hücresinin döllenebilme kabiliyeti artan yaşla birlikte azalmaktadır. Dahası anne adayının yaşı ilerledikçe embriyoda kromozom kusuru riski artmakta, bu da düşük riskinin artmasına neden olmaktadır.

Her ne kadar çoğu kadın için kariyer önemli olsa da kadın gebe kalacağı yaş için plan yapmalıdır.

KÜRTAJDAN KAÇINMAK

Uygun gebelik haftalarında bu konuda deneyimli bir doktor tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir veya iki adet kürtajın ileriki gebelikleri olumsuz etkileme olasılığı oldukça düşüktür.

Ancak kürtaj sayısı arttıkça sonraki gebeliklerde geçirilmiş kürtajlara bağlı sorun çıkma olasılığı artmaya başlar. Bunun yanında usulüne uygun olmayan şartlarda, uygun olmayan bir yöntemle yapılan bir kürtaj bile sonraki gebelikleri olumsuz etkileyebilir.

Etkili korunma yöntemleri kullanmak ve kürtaj gerektiğinde bu konuda deneyimli bir doktora başvurmak çok önemlidir.

Gebelikten Korunma>>

DÜZENLİ DOKTOR KONTROLLERİNE DEVAM ETMEK

Jinekolojik bir sorunu olan kadınlar zaman kaybetmeden doktora başvurmalıdırlar.

Genital sistem enfeksiyonları erken tanı konduğunda başarılı bir şekilde tedavi edilebilirken, tanının gecikmesi Fallop tüplerinin tıkanmasına neden olabilir.

Kadınlar genital açıdan hiçbir şikayetleri olmasa bile yıllık olarak jinekolojik kontrolden geçmelidirler. Bu, özellikle geç belirti veren hastalıkların erken tanı ve tedavisi açısından son derece önemlidir.

Jinekolojik Muayene>>

SİGARA KULLANMAMAK

Sigara yumurtlama işlevlerini ve gebe kalındığında erken embriyo gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Sigara içen kadınlarda gebe kalamama, düşük, erken doğum, gelişme geriliği gibi sorunlarla nispeten sık karşılaşılır ve günlük sigara sayısı arttıkça bu gibi sorunların ortaya çıkma olasılığı artar.

Sigarayı bırakmak veya en azından günlük sayıyı kısıtlamak önemlidir.

Pap smear (simir)testi ve rahim ağzı kanseri taraması

Pap smear (simir)testi ve rahim ağzı kanseri taraması

CIN 1,2,3, LGSIL, HGSIL ve ASCUS nedir?

TÜM KADINLARA YILLIK OLARAK YAPILMASI ÖNERİLEN TEST: PAPSMEAR

papsmearRahimağzı kanseri ve bu dokudan gelişen kanser öncüsü lezyonlar vajina iç yüzeyini döşeyen dokuyla rahimağzının iç yüzeyini döşeyen dokunun kesiştiği transformasyon zonu (değişim bölgesi) adı verilen bölgede başlar. Rahimağzının iç yüzeyini döşeyen epitel hücreleri salgı yapıcı (glanduler) özellikler taşırlarken, vajinanın iç yüzey hücreleri bu dokuyu çeşitli dış etkenlere karşı (bakteriler, virüsler, cinsel ilişkinin “aşındırıcı” etkileri) korumakla görevli yassı epitel (skuamöz) yapıda hücrelerdir.

Buraya değişim bölgesi adı verilmesinin nedeni bu bölgede birbirinden farklı bu iki hücre türünün yakın komşulukta olması ve değişik yapıları nedeniyle sürekli birbirleriyle “geçimsiz” olmalarıdır. Kısaca söylemek gerekirse bu bölgede bir hücre türü diğer hücrenin sınırlarının ilerisine geçerek o bölgede kendi hakimiyetini kurmak istemekte ve bu nedenle burada hücreler adeta bir sınır savaşı halinde bulunmaktadırlar. Bölgede sürekli bir yıkım-yenilenme söz konusudur. Bu esnada sürekli olarak bazı hücreler atılır ve yenisiyle değiştirilir.

Papsmear incelemesi değişim bölgesindeki hücre örneklerinin jinekolojik muayene esnasında alınıp mikroskop altında incelenmesidir. Rahimağzı kanseri ve kanser öncüsü lezyonlar sıklıkla değişim bölgesinden başladığından, bu bölgeden toplanan hücrelerin mikroskopla incelenmesi bize değerli bilgiler verir. Toplanan hücrelerin mikroskop altındaki yapısal özelliklerine bakarak hücrelerin normal olarak devam eden yenilenme sürecinde oldukları veya kanserleşme eğilimi gösterdikleri (burada kanserleşme eğilimi kanser öncüsü lezyonları tarif etmek için kullanılmıştır) belirlenebilmekte ve başlamış bir kanser durumunda kanser hücrelerin kendisi gözlenebilmektedir.

Bu resimde normal bir papsmear incelemesinin mikroskopik fotoğrafını görüyorsunuz. Resmi aşağıda CIN I saptanmış olan bir hastanın resmiyle karşılaştırınız. Okuyucuya bile aşikar olan bu farklılık patoloji uzmanının normalle sorunlu papsmear arasındaki ayrımı etkili bir şekilde yapılmasını sağlar.
Yandaki resimde “atipik” özellikleri olan ve hücrelerin çeşitli özelliklerine bakılarak CIN I tanısı konmuş bir papsmear incelemesinin mikroskopik fotoğrafı görülmektedir.
Değişim bölgesinde hücrelerde habisleşme yönünde eğilimler başladığında bu durum kendini mikroskop altında “atipik görünüm” şeklinde gösterir. Atipik tanımı burada alışılmışın dışında hücreler görüldüğünü anlatmakla birlikte her atipik görünüm kanserleşme eğilimini yansıtmaz. Atipik hücreler gözlendiğinde patolog önerisine göre papsmear ilaç tedavisi sonrası tekrarlanır, veya aşağıda anlatılacağı gibi bölgeden biyopsi alınarak ileri inceleme yapılır.

Rahimağzı kanseri uzun bir “kuluçka dönemi” olan bir hastalıktır. Hücrelerde atipikleşme yani kanser öncüsü lezyonların ortaya çıkmasından kanser oluşumuna kadar geçen süre 5-10 yıl arasında ve bazı durumlarda daha uzudur.

Rahimağzı kanseri ve özellikle de ileri evre rahim ağzı kanseri şifa ile sonuçlanma olasılığı düşük, kanser öncüsü lezyon aşamasında veya çok erken evre kanser aşamasında yakalandığında şifa ile sonuçlanma olasılığı oldukça yüksek bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı ve etkili bir tedavi çok önemlidir. Papsmear kanser öncüsü lezyonları yakalayabilen bir inceleme olarak bu konuda insanoğluna büyük yararlar sağlamaya devam etmektedir.

Papsmear 1941’den beri kullanılan bir kanser tarama testidir ve bugüne kadar geliştirilmiş kanser erken tanı yöntemleri arasında en etkili olanıdır. A.B.D.’de kullanılmaya başlandığından bugüne kadar rahimağzı kanserinden ölümde yaklaşık %70 oranında azalma gerçekleşmiştir. Böyle etkili bir kanser tarama testi mevcut olmasına karşın ülkemizde kadınlarımızın çoğu bu yöntemi bilmemekte veya gözardı etmektedirler. Ülkemizde rahimağzı kanserine yakalanan kadınların sorgulamasında %80’inden fazlasında bu testin hiçbir zaman yapılmadığı veya düzenli olarak yapılmadığı ortaya çıkmaktadır.

Papsmear nasıl uygulanır?

Papsmear jinekolojik muayenenin bir parçasıdır ve muayenenin spekulumla (“metal aletle”) inceleme aşamasında rahimağzına ve iç kısmına yerleştirilen genellikle fırça şeklindeki özel bir çubuk yardımıyla rahimağzı salgısı alınmasından ibarettir. İşlem 15-30 saniye sürer ve tümüyle ağrısızdır. İşleme bağlı olarak ve özellikle enfeksiyonu olanlarda işlem sonrası hafif kanama olsa da bu kanama kısa zamanda kendiliğinden durur.

Çubuğun uç kısmında toplanan salgı daha sonra doktor tarafından lam adı verilen mikroskop camına sürülerek yayılır ve hemen özel bir sprey sıkılmak veya özel bir sıvıda bekletmek suretiyle sabitlenir ve korunma altına alını. Bu sabitleme işlemi papsmeardan daha iyi sonuç alınabilmesi açısından önemlidir.

Üzerine yayma yapılmış bu mikroskop camı (teknik adı: yayma preparat) laboratuvarda özel boyalarla boyanır ve daha sonra patoloji uzmanı tarafından dikkatlice incelenir. Sonuç 2-7 gün arasında çıkar.

Son yıllarda smear testinin hassasiyetini artırmaya yönelik olarak sıvı bazlı (likit) smear incelemesi devreye sokulmuştur. Burada smear çubuğu özel bir sıvı içinde laboratuvara gönderilmektedir.

Gebelikte papsmear uygulanabilir mi?

En uygunu gebelik planlandığında jinekoloji uzmanına başvurulması ve bu esnada rutin jinekolojik muayenede papsmear alınmasıdır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda gebeliğin erken dönemlerinde veya şüpheli bir durum olduğunda (aşırı akıntı, ilişki sonrası kanamanın başka bir nedene bağlanamaması gibi) gebeliğin herhangi bir döneminde alınabilir ve bu incelemenin düşük veya erken doğuma yol açması beklenmez.

Papsmear incelemesi ne gibi bilgiler verir?

Papsmear incelemesi temelde bir kanser tarama testidir. Hedefi rahimağzı kanseri öncüsü lezyonları yakalamaktır. Kanserin kesin tanısı rahimağzından numune (biyopsi) alınarak dokunun patoloji uzmanı tarafından incelenmesiyle konur. Ancak her kadına biyopsi almak yerine papsmear incelemesinde şüpheli bulgulara rastlandığında biyopsi almak elbette ki daha etkili bir yöntemdir. Papsmear incelemesi doktora hangi kadından biyopsi alınması gerektiği konusunda yol gösteren bir incelemedir.
Papsmear incelemesinde ek olarak bakteri, trikomonas, mantar ve HPV (genital siğil yapan virüs bkz Sayfa:—) enfeksiyonlarının dolaylı olarak tanısı konabilir. HPV (Human papilloma Virus) enfeksiyonu hiç bir belirti vermese de papsmearda HPV’den etkilenmiş hücrelerin (koilosit hücreleri) görülmesiyle ortaya çıkarılabilir. HPV enfeksiyonuyla rahimağzı kanseri arasındaki muhtemel yakın ilişki nedeniyle bu tanı önemlidir.

Papsmear bazı durumlarda vajina ve rahim iç tabakası kanseri hakkında da dolaylı bilgiler verebilir.